reklamlar

haberler

manşet haberler

Personel Sağlık Personeli Sağlıkçılar PersonelSaglik.NET

1 Mayıs 2016 Pazar

Memurun kademesi geri mi alınıyor?

Lise döneminde 1 yıl fazladan okunan hazırlık sınıfları ile ilgili Danıştay 16.Dairenin vermiş olduğu karar çok tartışma yaratmıştı.

Bu kararla birlikte yıllardır 657 sayılı Kanun'un 36'ncı maddesinin A-6-b bendi gereğince ilave bir kademe alan yüzbinlerce memurun durumunun ne olacağı sorusu gündeme geldi. Hazırlık sınıfına ilave bir kademenin dayanağı nedir?

Orta öğretimde hazırlık sınıfına ilave bir derece verilmesi 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 36'ncı maddesinin A-6-b maddesinde yer almaktadır. Buna göre; Ortaokul ve dengi, lise ve dengi okulların, normal öğrenim süresinden fazla olması halinde, başarılı her öğrenim yılı için bir kademe ilerlemesi uygulanmakta olup, bunlardan teknik öğretim okulları mezunlarına, meslekleri ile ilgili görevlerde çalışmaları halinde ayrıca bir kademe ilerlemesi daha verilmektedir.

Lisede okunan hazırlık sınıfının bu kapsama girdiği 94 seri nolu Maliye Bakanlığı Tebliği'nde düzenlenmişti. Yine Devlet Personel Başkanlığı'nde lisede okunan hazırlık sınıfları için 1 kademe verilmesi gerektiği yönünde görüşler istikrar kazanmıştı.Üniversite hazırlık sınıfına ilave bir derece verilmesinde sıkıntı vardı

Üniversitelerde devam edilen hazırlık sınıflarına ilave bir derece verilip verilmeyeceği yönünde Devlet Personel Başkanlığı'nın vermiş olduğu görüşle konu kapanmıştı.

Bu görüşe göre; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun değişik 36'nci maddesinin (A) bendinin 6/b fıkrasında; “Ortaokul ve dengi, lise ve dengi okulların, normal öğrenim süresinden fazla olması halinde, başarılı her öğrenim yılı için bir kademe ilerlemesi uygulanır...” denilmek suretiyle, ortaöğrenim düzeyinde görülen hazırlık sınıfının kademe ilerlemesinde değerlendirileceği belirtilmiş olup, bu hüküm yükseköğrenim süresinin normal öğrenim süresinden fazla olması halini kapsamamaktadır.

Bu itibarla, normal öğrenim süresi 4 yıl olan Mühendislik Fakültesini bitiren ..........'un memuriyete başlangıç derece ve kademesinin 8'inci derecenin 1'inci kademesi olarak tespiti gerekmekte olup, adı geçenin yükseköğrenim sırasında görmüş olduğu 1 yıllık İngilizce hazırlık eğitiminden dolayı başlangıç derece ve kademesine bir kademe ilave edilmesi mümkün bulunmamaktadır.Danıştay Kararı sonrası uygulama nasıl olacak?

Danıştay 16. Dairesi'nin 2016 tarihli ve E. No: 2015/17550, K.No: 2015/6365 nolu Kararı'nda bu görüşlerin tam tersi yönünde bir karar verilerek ilave bir kademeden yıllardır yararlanan yüzbinlerce memur şok olmuştur. Danıştay'ın kararına göre, hazırlık sınıfları normal eğitime hazırladığı için madde kapsamına girmemekteydi.

Zabıt katibi olarak görev yapan bir memur, mezun olduğu Anadolu Lisesi'nin orta kısmında hazırlık + 3 yıl olmak üzere toplam 4 yıl başarılı bir şekilde öğrenim gördüğü ve bu sürenin orta öğrenim için öngörülen normal öğrenim süresinden fazla olduğu belirtilerek 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 36/A-6-b maddesi uyarınca bir kademe verilmesi talebiyle yaptığı başvurunun reddineilişkin 4.2.2014 tarihli ve 2014/54 sayılı işlemin iptali istemiyle dava açmış ve Eskişehir 2. İdare Mahkemesi, yerleşik kararlar doğrultusunda 28.11.2014 tarihli ve E:2014/160, K:2014/1066 sayılı kararıyla işlemi iptal etmişti.

Bu karar temyiz edilmiş ve Danıştay'ın tartışmalı bozma kararı ortaya çıkmıştır. Danıştay'ın bozma kararında şu gerekçelere yer verilmiştir; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 36. maddesinin “Ortak Hükümler” başlıklı bölümünün (A) fıkrasının 6. bendinin (b) alt bendinde; “Ortaokul ve dengi, lise ve dengi okulların, normal öğrenim süresinden fazla olması halinde, başarılı her öğrenim yılı için bir kademe ilerlemesi uygulanır. Bunlardan teknik öğretim okulları mezunlarına, meslekleri ile ilgili görevlerde çalışmaları halinde ayrıca bir kademe ilerlemesi daha verilir” hükmüne yer verilmiştir.

Dava dosyasının incelenmesinden; ...... Adliyesi'nde zabıt katibi olarak görev yapan davacının, orta öğrenimini tamamladığı Bilecik Anadolu Lisesi'nde 1997-1998 eğitim öğretim yılında 6. sınıf öncesi hazırlık sınıfı okumuş olması, diğer bir ifadeyle davacının ortaokulda 3 yıl yerine hazırlık + 3 yıl olmak üzere 4 yıl öğrenim görmüş olması nedeniyle 657 sayılı Yasa'nın 36/A-6-b maddesi uyarınca bir kademe verilmesi istemiyle 30.1.2014 tarihinde yaptığı başvurunun reddi üzerine temyize konu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun yukarıda anılan 36/A-6-b maddesi hükmü, ortaokul ve dengi, lise ve dengi okulların 3 yıllık normal öğrenim süresinden fazla olmaları haline özgü bir düzenleme getirmiş olup, ortaokul veya liselerde normal eğitime hazırlamak amacıyla okutulan bir yıllık hazırlık sınıfının bu madde kapsamında kabul edilmesine olanak bulunmamaktadır.

Bu durumda; normal öğrenim süresi 4 yıl olmayan ...... Anadolu Lisesi'nin orta kısmında normal eğitime hazırlamak amacıyla bir yıllık hazırlık sınıfı okumuş olan davacının, normal öğrenim süresinden fazla olduğunu ileri sürdüğü 1 yıllık öğrenim süresinin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 36/A-6-b maddesi kapsamında kabul edilmesine olanak bulunmadığından bir kademe verilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.Bu karar sonrası nasıl bir uygulama yapılacaktır?

Danıştay'ın bozma kararı sonrasında, İdare Mahkemesi kararında ısrar ederse konu İdari Dava Daireleri Kurulu'na gider ve oranın vereceği karara göre işlem tesis edilir. İdare Mahkemesi'nin kararında ısrar etmesinin yerinde olacağını düşünüyoruz. Ancak, bu aşamada, bu kararın emsal olması söz konusu değildir. Yani idareler bu kararı esas alarak uygulama yapamazlar. Şayet İdari Dava Daireleri Kurulu kararı da memurlar aleyhine olursa idarelerin bu karara uyma zorunluluğu olmamasına rağmen bu kararı esas alarak işlem yapabilirler ve bu durumda da yapılacak bir şey yoktur. Ancak, böyle bir karar sonrasında kamu kurumları ilave bir kademe uygulaması yapılamazlar.

Diğer yandan, kamu kurumlarının uymak zorunda oldukları kararlar, İçtihadıBirleştirme Kurulu kararlarıdır. Bununla birlikte, kamu kurumları İdari Dava Daireleri Kurulu kararına uyarak işlem tesis ederlerse yapacak bir şey de yoktur. Ancak, her halükarda verilen kararlar esas alınarak geriye doğru işlem tesis edilerek memurlar aleyhine borç çıkarılamaz ve ilave kademeler geri alınamaz. Bu konudaki kafa karışıklığını giderecek yetkinlikteki kurum olan Devlet Personel Başkanlığı'nın nasıl bir uygulama yapılması gerektiği yönünde açıklama yapmasının doğru olacağını düşünüyoruz. Aksi takdirde binlerce yeni dava açılmasına yol açılacaktır.

kaynak:sgkrehberi

Meteoroloji'den günlük hava tahmini

Yapılan son değerlendirmelere göre;

Ülkemiz genelinin parçalı, yer yer çok bulutlu; Orta ve Doğu Karadeniz, İç Anadolu'nun kuzey ve doğusu, Doğu Anadolu'nun kuzeyi ile Afyon, Kütahya, Adana, Kastamonu, Karabük Sinop, Malatya, Muş ve Bingöl çevrelerinin kısa süreli ve yerel olmak üzere sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

HAVA SICAKLIĞI :Hava sıcaklığının Ege ile Kuzeydoğu kesimlerde artmaya devam edeceği, diğer yerlerde 1 ila 3 derece azalacağı tahmin ediliyor.

RÜZGAR :Kuzey ve batı kesimlerde kuzey ve kuzeydoğu, iç ve güney kesimlerde batı ve güneybatı yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette esmesi bekleniyor.

 

 

 

 

 

Genel Sekreter Kalp Krizinden Vefat Etti

Karaman Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Dr.Ayhan Erenoğlu vefat etti. Merhuma Cenab-ı Hakk'tan rahmet, yakınlarına sabırlar dilerim.

AÖF'de Görev Almak İsteyenler İçin Başvuru Ekranı Açıldı

AÖF'de Görev Almak İsteyenler İçin Başvuru Ekranı Açıldı.

 

Anadolu Üniversitesince 04-05 Haziran 2016 tarihlerinde gerçekleştirilecek olan Açıköğretim Programları Bahar Dönem Sonu Sınavına ait görev tercihlerihttp://sinav.anadolu.edu.tr/augis/sayfasında aktif edilmiştir. Görev tercih işlemleri 08 Mayıs 2016tarihine kadar alınacaktır. Bu sınavda görev almak isteyenler belirtilen tarihe kadar sistem üzerinden görev tercihinde bulunmaları gerekmektedir. 

Açıköğretim Sınavlarına başvurmak için okulunuz Bina İşlemleri Sistemine kayıtlı olması gerekmektedir. Daha sonra okul idarecileri görev almak isteyen öğretmenleri sisteme kaydetmesi gerekmektedir.

Not: Sınav ekranınızda açık değilse  görev yaptığınız il/ilçede yapılmadığını gösterir. Açık öğretim Sınavlarında Görev Başvurusu İçin TIKLAYINIZ 

23 Nisan 2016 Cumartesi

TBMM'nin açılışının 96. yıl dönümü

TBMM Tören Salonu'nda gerçekleştirilen tören, Kahraman'ın yerini almasının ardından İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı. Kahraman, daha sonra kutlamaları kabul etti.

Törene Başbakan Ahmet Davutoğlu, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar ve kuvvet komutanları, Başbakan Yardımcıları Lütfi Elvan, Mehmet Şimşek ve bazı bakanlar kurulu üyeleri, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan, Yargıtay Birinci Başkanvekili Seyit Çavdar, Danıştay Başkanı Zerrin Güngör, eski TBMM Başkanları İsmet Sezgin ve Bülent Arınç, YSK Başkanı Sadi Güven, Kamu Başdenetçisi Nihat Ömeroğlu, TBMM Başkanlık Divanı üyeleri, Ankara Valisi Mehmet Kılıçlar, Saadet Partisi Genel Başkanı Mustafa Kamalak, CHP Grup Başkanvekilleri Engin Altay ve Özgür Özel, MHP Grup Başkanvekilleri Oktay Vural ve Erkan Akçay, askeri erkan, bürokratlar, rektör ve dekanlar, yabancı misyon temsilcileri katıldı.

Kutlamalara HDP'den katılım olmadı.

TBMM'nin açılışının 96. yıl dönümü

TBMM Tören Salonu'nda gerçekleştirilen tören, Kahraman'ın yerini almasının ardından İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı. Kahraman, daha sonra kutlamaları kabul etti.

Törene Başbakan Ahmet Davutoğlu, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar ve kuvvet komutanları, Başbakan Yardımcıları Lütfi Elvan, Mehmet Şimşek ve bazı bakanlar kurulu üyeleri, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan, Yargıtay Birinci Başkanvekili Seyit Çavdar, Danıştay Başkanı Zerrin Güngör, eski TBMM Başkanları İsmet Sezgin ve Bülent Arınç, YSK Başkanı Sadi Güven, Kamu Başdenetçisi Nihat Ömeroğlu, TBMM Başkanlık Divanı üyeleri, Ankara Valisi Mehmet Kılıçlar, Saadet Partisi Genel Başkanı Mustafa Kamalak, CHP Grup Başkanvekilleri Engin Altay ve Özgür Özel, MHP Grup Başkanvekilleri Oktay Vural ve Erkan Akçay, askeri erkan, bürokratlar, rektör ve dekanlar, yabancı misyon temsilcileri katıldı.

Kutlamalara HDP'den katılım olmadı.

Gündeme Bomba Gibi Düşen Haber : 'Kıdem tazminatı yarıya düşsün' !!

Kalkınma Bakanlığı’nın kıdem tazminatı için yaptığı çalışma büyük tartışma yaratacak. Bakanlık işçilere ödenilen kıdem tazminatı miktarının da işverenin aylık olarak yatırdığı prim miktarının da yarıya düşürülmesini önerdi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, kıdem tazminatıyla ilgili çalışmalarını sürdürürken Kalkınma Bakanlığı’ndan çok tartışılacak bir öneri geldi. Bakanlık yayını olarak dikkate sunulan uzmanlık tezinde, fona dönüşecek bir kıdem tazminatında ödenecek tutarların yarıya düşürülmesi, aylık olarak işverenlerin de yüzde 3.5 oranında (şu anda bu oran yüzde 8.33) katkı yapması durumunda sürdürülebilirlik sağlanacak. Aksi takdirde, fon büyük açıklar vererek ilerleyecek. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu’yu ziyaret eden bir derneğin “Kıdem tazminatında prim oranının yüzde 3.75’e indirilmesi için çalışma başlatıldı” açıklaması da bu öneri mi tartışdı sorusunu gündeme getiriyor. 

AVUSTURYA YAPTI

Kalkınma Bakanlığı uzmanlarından Nafiz Baysal’ın “Dünyada ve Türkiye’de kıdem tazminatı uygulaması, Türkiye’de kurulması öngörülen kıdem tazminatı fonunun finansal projeksiyonu” isimli tezi, bu konuda bugüne kadar yapılmış en kapsamlı çalışma niteliğinde. Diğer ülkelerdeki kıdem tazminatı reformlarına da yer verilen tezde, Türkiye’de kurulacak yeni sistemin de alternatiflere göre projeksiyonu yapıldı. Şu anda kıdem tazminatı olarak her bir yıl için bir aylık (giydirilmiş) ücret ödenmesinin yalnız geçmişe ilişkin olarak değil, geleceğe yönelik olarak da kazanılmış hak olarak algılandığı ve bu parametrede değişiklik yapılmasına şiddetle karşı çıkıldığı belirtilen çalışmada, “Avusturya’da ise işçi kesiminin de onayıyla varılan uzlaşma sonucunda başlanan yeni sistemde, 3 yıl ile 37 yıl arasında kıdemi olan işçilerin tamamı, yeni sistemde daha az miktarda kıdem tazminatı alıyor” denildi. Avusturya’daki sistemin katkı esasına göre çalıştığı ve devletin yalnızca bireysel hesaplara kıdem tazminatı primi olarak yatırılan tutarları garantiye aldığı belirtilen tezde, Türkiye’nin ise “bireysel hesap yaklaşımı” ve “fon kurulması” şeklinde iki alternatife sahip olduğu belirtildi.

Bakanlık ne öneriyor?

ÖNCE KIDEM SONRA SSK PRİMİ

Bireysel hesap yaklaşımı, bazı Latin Amerika ülkelerinde ve Avusturya’da uygulanıyor ve belirlenmiş katkı esasına dayanıyor. Bireysel hesap yaklaşımının tercih edilmesi durumunda, işverenlerin kıdem tazminatı prim borçlarının birikmesini engellemek için, bu primler işçilerinin hesaplarına yatırılmadıkça sosyal sigorta primleri ve vergilerinin yatırılmasının önüne geçilmeli. Bankayı seçme hakkı işçiye verilmeli, bankalara bireysel hesaplara ilişkin getiri oranlarını ve bu getirileri elde etmek için kullandıkları enstrümanları paylaşma zorunluluğu getirilmeli ve işçilere belirli aralıklarla bankayı değiştirme hakkı tanınmalı.

GERİYE DÖNÜK HAKLAR KORUNMALI

Kıdem tazminatı fonunun kurulmasının en önemli sosyal faydalarından birisi ise iflas eden şirketlerden kıdem tazminatı alacaklarını tahsil edemeyen işçilerin alacaklarını garantiye alması. Bununla birlikte, kamu finansmanında açık vermeden, fonun ekonomik olarak sürdürülebilir biçimde kurgulanması temel öncelik olmalı. Kıdem tazminatı fonunda, uygulamaya gireceği tarih itibariyle kazanılmış hakların geriye dönük olarak korunması gerekir.

KIDEM TAZMİNATI YARIYA İNERSE

Fon ihtimalinde, ancak kıdem tazminatı miktarının yarıya indirildiği ve bunun sonucunda kayıtlı istihdamda oluşması beklenen artışın da göz önüne alındığı senaryoda, kıdem tazminatı prim oranı yüzde 3.32 olarak belirlenirse, fon 2083 yılına kadar açık vermez. Bununla birlikte fonun finansal sürdürülebilirliği de göz önünde bulundurulduğunda, kıdem tazminatının yarıya indirildiği senaryoda kıdem tazminatının yüzde 3.32’den yüksek bir düzeyde belirlenmesi gerekir. Bu oranın yüzde 3.5 olarak tespitinin daha doğru olacağı düşünülmektedir.

DİKKAT ÇEKEN AÇIKLAMA

KIDEM tazminatıyla ilgili olarak geçtiğimiz günlerde dikkat çekici bir açıklama da yapıldı. Hadımköy-Arnavutköy Sanayici ve İş Adamları Derneği (HASİAD) Başkanı Hüseyin Bozdağ, Çalışma Bakanı Soylu’yu makamında ziyaret ettikten sonra bir açıklama yaptı. Bazı gazetelerde yer alan açıklamada HASİAD Başkanı Bozdağ, “Çalışma Bakanı Soylu, ‘Bireysel Kıdem Tazminatı’ hesabı açılarak işverenin bu konudaki yükünün hafifleyeceğini işaret ederek, kıdem tazminatıyla ilgili yüzde 8.33 olan rakamın kademeli olarak yüzde 3.75’e indirilmesi için çalışma yaptıklarını belirtti” ifadelerini kullandı. Şu anda her yıla bir brüt ücret kadar kıdem tazminatı alınıyor. Bu da yüzde 8.33 oranında prime karşılık geliyor.

(Hürriyet)

Haberdata.com Güncel Son Dakika Haberleri