reklamlar

haberler

manşet haberler

Personel Sağlık Personeli Sağlıkçılar PersonelSaglik.NET

14 Şubat 2018 Çarşamba

Okullar ne zaman kapanacak? Yaz tatili ne zaman?

OKULLAR NE ZAMAN KAPANACAK?

18 Eylül'de ilk ders gününe başlayan öğrenciler, 2017-2018 eğitim öğretim yılının yarıyıl tatiline 19 Ocak Cuma günü girmiş ve yarıyıl tatili 4 Şubat 2018 tarihine kadar tatil yapmıştı. Öğrenciler 5 Şubat tarihinde başladıkları yeni dönemin ardından 8 Haziran 2018 tarihinde yaz tatiline girecek.

2018 RESMİ TATİLLER

Milyonlarca memur, çalışan ve öğrenciyi ilgilendiren 2018 resmi tatiller takvimi belli oldu. İşte 2018 yılında yapılacak resmi tatiller;

01 OCAK 2018 PAZARTESİ - YILBAŞI

23 NİSAN 2018 PAZARTESİ - ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI

01 MAYIS 2018 SALI - EMEK VE DAYANIŞMA GÜNÜ

19 MAYIS 2018 CUMARTESİ - ATATÜRK’Ü ANMA GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI

RAMAZAN BAYRAMI TATİLİ

14 HAZİRAN 2018 PERŞEMBE - RAMAZAN BAYRAMI AREFESİ

15 HAZİRAN 2018 CUMA - RAMAZAN BAYRAMI 1 GÜN

16 HAZİRAN 2018 CUMARTESİ - RAMAZAN BAYRAMI 2 GÜN

17 HAZİRAN 2018 PAZAR - RAMAZAN BAYRAMI 3 GÜN

15 TEMMUZ 2018 PAZAR - 15 TEMMUZ DEMOKRASİ VE MİLLİ BİRLİK GÜNÜ

KURBAN BAYRAMI TATİLİ

20 AĞUSTOS 2018 PAZARTESİ - KURBAN BAYRAMI AREFESİ

21 AĞUSTOS 2018 SALI - KURBAN BAYRAMI 1. GÜN

22 AĞUSTOS 2018 ÇARŞAMBA - KURBAN BAYRAMI 2. GÜN 

23 AĞUSTOS 2018 PERŞEMBE - KURBAN BAYRAMI 3. GÜN

24 AĞUSTOS 2018 CUMA - KURBAN BAYRAMI 4. GÜN

30 AĞUSTOS 2018 PERŞEMBE - ZAFER BAYRAMI

29 EKİM  2018 - CUMHURİYET BAYRAMI

25 Ocak 2018 Perşembe

İŞKUR Müdürü 400 TL destek verileceğini belirtti

Çalışma ve İş Kurumu (İŞKUR) Genel Müdürü Cafer Uzunkaya, çalışan kadınların sanayi kuruluşlarında iş gücüne katkı sağlamak için bazı teşvikler getirdiklerini belirterek "Çocuklarının kreşlerde kalması için ayda 400 TL yardım yapılacak" dedi.

Bir dizi ziyaret ve toplantılara katılmak üzere beraberinde İŞKUR Destek Hizmetleri Daire Başkanı Fahrettin Kaya ile birlikte Rize’ye gelen İŞKUR Genel Müdürü Cafer Uzunkaya, ilk olarak İŞKUR İl Müdürlüğü'nü ziyaret etti. İl Müdürü Hasan Kiraz ile görüşen Uzunkaya, ardından 53 Gazeteciler Derneği'ni ziyaret ederek çalışmaları hakkında bilgi verdi, açıklamalarda bulundu.

Türkiye’nin ve dünyanın en büyük sorununun işsizlik olduğuna vurgu yapan Uzunkaya "İstihdama yönelik meslek kuruluşları 4 kez toplandı. Burada alınan kararlarla eğitim ve iş gücü, piyasa, nitelikli eleman yetiştirilmesi ve 2017 yılı değerlendirilmesi yapıldı. Rize açısından nasıl geçtiğini, neler yaşandı bunları değerlendirdik. Rize Üniversite mezunu kadınların en yüksek istihdam sağlandığı il olarak göze çarpmakta. Türkiye olarak kadın istihdamında en yüksek başarıyı gösterdik. 2017 yılında 1 milyon 57 bin 249 kişiye istihdam sağladık. 2018 yılına daha geniş kapsamla girmiş bulunmaktayız. Geçtiğimiz yıl teşvikler ilgi ve alaka gördü. Kadınlarımızın sanayi kuruluşlarında iş gücüne katılımının sağlanması için bazı teşvikler getirdik ve çocuklarının kreşlerde kalması için ayda 400 TL yardım yapılacak” diye konuştu.

Uzunkaya, her iş ve işçi için 773 TL teşvik verildiğini belirterek “Bunu 883 TL'ye çıkardık. Bu kapsamda teşviklerimiz 2 bin TL'ye kadar çıktı. 54 TL olan harçlığı 61 TL'ye çıkardık. Küçük esnaf ile ilgili olarak imalatta ustalık belgesi alanlara 1 ay iş yeri diğer aylarda ise İŞKUR ücret ödeyecek. Kurs süreleri 8 ay olarak belirlendi ve bu süre kurslara katılanlara günlük yevmiye olarak 61 TL ödenecek. Kadınlarımızın sanayi kuruluşlarında iş gücüne katılımının sağlanması için bazı teşvikler getirdik ve çocuklarının kreşlerde kalması için ayda 400 TL yardım yapılacak. Bu yıl istihdam rakamları daha yukarıya çıkacak” şeklinde konuştu.

Uzunkaya açıklamasında, Türkiye’de İŞKUR bünyesinde 7 bin 500 kişinin çalıştığını, Avrupa ülkelerinde bu rakamın 10 katı olduğunu ancak aynı verimliliği gösteremediğini belirterek “Bu yıl kadın, gençlerimiz, madde bağımlıları ve engellilere daha çok ağırlık vereceğiz” ifadelerini kullandı.

Kaynak: AA

8 Kasım 2017 Çarşamba

Emniyet Genel Müdürlüğünden dev operasyon: 1051 kişi yakalandı

Emniyet Genel Müdürlüğü Asayiş Dairesi Başkanlığı koordinesinde, başta hırsızlık suçlarından olmak üzere arama kararları alınarak aranan şahısların yakalanması ve süratle adalete teslim edilmelerini sağlamak amacıyla Türkiye genelinde eş zamanlı operasyonlar düzenledi. Emniyet Genel Müdürlüğü Asayiş Dairesi Başkanlığına bağlı 2.419 ekip, 6.649 personelin görev aldığı ve 2.741 ikamette arama yapılan operasyonlar neticesinde; hırsızlık suçundan 282, cinayet suçundan 11, yağma suçundan 22, yaralama suçundan 120, cinsel saldırı ve çocuğun cinsel istismarı suçlarından 23, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 2, silahla tehdit suçundan 14, dolandırıcılık suçundan 39, uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan 39, FETÖ'ye üye olmak suçundan 3 kişi ve diğer suçlarla birlikte aranan toplam 1051 şahıs yakalanarak adli mercilere sevk edildi. Adli mercilere sevk edilenler arasında 20 yıla kadar hapis cezasıyla aranmakta olan 18 şahıs, 10 yıla kadar hapis cezasıyla aranmakta olan 69 şahıs, 5 yıla kadar hapis cezasıyla aranmakta olan 165 şahıs, 2 yıla kadar hapis cezasıyla aranmakta olan 474 şahıs bulunuyor. Ayrıca yapılan operasyonlarda 1 ruhsatsız tabanca, 1 av tüfeği, 10 mermi, 1 kurusıkı tabanca, 6069 adet captagon ve 616 gram esrar ele geçirildi.

20 Temmuz 2017 Perşembe

AKDAĞ Görevi DEMİRCAN'a Teslim Etti

Başbakan Binali Yıldırım tarafından açıklanan kabine değişikliğinin ardından Sağlık Bakanlığında devir teslim töreni düzenlendi.

Recep Akdağ, törende yaptığı konuşmada, tarihin belli dönemlerinde belli ilerlemeler kaydedildiğini belirterek, AK Parti iktidarlarından sonra Türkiye'de sağlık hizmetlerinde bu sıçramanın elde edildiğini söyledi.

Yapılan çalışmalar hakkında bilgi veren Akdağ, "Sağlıkta Dönüşüm Programı ismiyle 2002 yılında Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla başlattığımız çalışmalar, yaklaşık 10 yıllık bir süre içerisinde bütün dünyada Türkiye'nin sağlık sistemini bir örnek sistem halinde getirdi. Dünyanın takdir ettiği ve birçok ülkenin örnek almaya çalıştığı bu sistem, aslında halkımızın, vatandaşlarımızın, tek tek her birimizin sağlık hizmetlerine erişmesini sağladı. Verimliliği artırarak bunu sağladık. Yeni organizasyonlar oluşturduk." diye konuştu.

Bu kapsamda, Aile Hekimliğini kurduklarını ve AK Parti hükümetleri döneminde kamu hastanelerini tek çatı altında topladıklarını anlatan Akdağ, sağlık hizmetlerine erişimin yükseltildiğini söyledi.

Akdağ, ambulans ihtiyacından, birinci basamak denilen aile hekimliği hizmetlerine, oradan da hastanecilik hizmetlerine kadar her alanda çalışma yapıldığını dile getirerek, bunların vatandaşlar tarafından da takdir edildiğini vurguladı.

Hükümet olarak vatandaşın kamu hizmetlerinden memnuniyetini ölçtüklerini anımsatan Akdağ, sağlık hizmetlerinin 2002 yılında yüzde 39 memnuniyet alırken, bu oranın şimdi yüzde 75.5'e çıktığına dikkati çekti.

Bunun sürdürülerek daha üst seviyelere yükseltilmesinin AK Parti hükümetlerinin hedefi olduğunu vurgulayan Akdağ, ilerleme ile ihtiyaçların da değiştiğini fark ettiklerini aktardı. Akdağ, hastalık yükünün değiştiğine değinerek, eskiden Türkiye'de çocukların ishal ve kızamıktan kaybedildiğini, anne ve bebek ölüm oranlarının çok yüksek olduğunu, zatürre, sıtma ve tifodan kişilerin yaşamını yitirdiğini, bu durumun artık tamamen değiştiğini bildirdi.

Türkiye'de hastalık yükünün hem azaldığını hem de vasfının değiştiğini anlatan Akdağ, şişmanlık, hareketsizlik ve sigara ön planda olan sorunlar arasında yer aldığını söyledi.

Bu yılın başından itibaren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım'ın talimatlarıyla sağlıkta dönüşümün ikinci fazını başlattıklarını hatırlatan Akdağ, şunları kaydetti:

"Şimdi inşallah tüm AK Parti iktidarlarımızın oluşturduğu mirası değerli Bakanımıza emanet etmek üzere buradayız. Biliyoruz ki Allah'ın izniyle çok kıymetli Bakanımız Ahmet Demircan, kendi müktesebatı itibariyle ve kendi kabiliyetleri itibariyle bu bayrağı çok daha yükseğe kaldıracaktır. Türkiye, bunu başarabilecek bir ülkedir. Türkiye'nin sağlıkta tüm dünya ülkelerine model ülke olma özelliğini taşırken, bir taraftan da vatandaşımızın çok daha kaliteli hizmet almasını sağlayacak yeni bir dönemi inşallah Sayın Bakanımızla birlikte oluşturmuş olacağız.

Vazifemiz, kendilerine vazife verilmiş değerli bütün arkadaşlarım gibi AK Parti'nin 'önce insan' diyen felsefesini, Sayın Cumhurbaşkanımızın, Başbakanımızın insana hizmet etmeyi hizmetkarlık bilen anlayışını en yüksekte tutmaktır. 2019'a kadar böyle yolumuza devam edeceğiz. Biz, biraz yorulmayan bir partiyiz. 15 sene içerisinde iktidarlar yorulur ama biz Allah'a şükürler olsun kendini yenileyebilen, vatandaşının ihtiyacına göre yoluna devam edebilen bir AK partiyiz. 2019'da da ipi inşallah bu şekilde göğüsleyeceğiz. Yeni kabinemiz, 2019'a giderken ülkeyi dimdik ayakta tutan, ileriye taşıyan bir felsefeyle yoluna devam edecektir.

Şunu da bilmenizi arzu ederim. Sonuna kadar bana ne emriniz olursa, geçmişten gelen tecrübe aktarımı konusunda, burada sizin 24 saat hizmetinizde olan bir arkadaşınız var. Rabbim, kolaylık ihsan etsin. Bu hizmeti en mükemmel şekilde götüreceğinizi, bayrağı çok daha yükseğe çıkaracağınızı da biliyorum. Şimdiden size muvaffakiyetler diliyorum."

- "İkimizde 6 çocuğa sahibiz"

Akdağ, Demircan ile bir ortak özelliklerinin de olduğunu belirterek, "Değerli Bakanımızla ikimiz aynı fakülteden mezunuz. Erzurum Atatürk Üniversitesinden mezunuz. Basına da yansıdı, ikimiz de 6 çocuğa sahibiz." dedi.

Sosyal medyada "Sağlık Bakanı olmak için 6 çocuğa sahip olmak gerekiyor." diye yazıların yer aldığını ifade eden Akdağ, çok çocuklu olmanın gerçekten insanı yetiştiren bir tarafı olduğu değerlendirmesinde bulundu.

Her çocuğun tek başına ayrı bir dünya olduğunu dile getiren Akdağ, ergenlik çağında da çocukların kişilik yapılarının değiştiğini, 6 çocuk sayısının ergenlikte 12 çocuk gibi olduğuna işaret etti. Akdağ, "O dönemde ikinci bir çocuk daha oluyorlar. Eğer 2 çocuğunuz varsa ergenlik çağında bu 4 çocuk gibi oluyor. Bizim 6 çocuk var, 6'sının da ergenlik çağında değiştiğini sayarsan 12 oluyor. Bizler, damat ve gelinlerimizi de çocuklarımız olarak gören bir toplumuz. O zamanda 6 artı 6, 12 çocuk oluyor." şeklinde konuştu.

- "Mazisini olmayanın istikbali olmaz"

Ahmet Demircan da tüm canlıların en önemli özelliğinden birinin kendilerini yenileme yeteneği olduğunu belirterek, "Biz, canlı bir toplumuz ve dönüşüm içinde olan, gelişim içinde olan bir milletiz. Bu dönüşümü, üç temel üzerine oturttuk. Sistemde dönüşüm, ondan önce zihniyette dönüşüm ve uygulamadaki, hizmetteki dönüşüm." dedi.

Zihniyetteki dönüşümün "insanı yaşat ki devlet yaşasın" anlayışıyla insan merkezli bir dönüşüm olduğunu ve bu anlayışla yola çıktıklarını dile getiren Demircan, şöyle devam etti:

"Sonradan onun gerektirdiği sistemi inşa ettik ve o sistemi zamanın gerektirdiği şekilde de yeniliyoruz. Bu yenileme sadece sağlıkta değil. Türkiye Cumhuriyeti’nin siyasi gelişmesi, devlet gelişmesi de adım adım kendisini yeniliyor. En son 18 Nisan’da yapmış olduğumuz referandumda sistemimizi de yeniden geliştirdik. Şimdi, bu yeni sisteme uygun gelişim adımları atılıyor.

Sağlıkta da aynı adımlar atılıyor. Daha önce hizmet veren tüm Bakan arkadaşlarımızın yapmış olduğu hizmetlerin biriktirdiği tecrübeden elbetteki istifade edeceğiz. Mazisi olmayanın istikbali olmaz. Biz, maziyle birlikte istikbale yürüyen bir hareketiz. Bu, sağlıkta da aynı şekilde devam edecek."

Sağlığın, Türkiye’de hizmet alanları içinde çıtası en yüksek alanlardan biri olduğuna dikkati çeken Demircan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye’de son 15 yıl içerisinde 2002’den itibaren hızla çıta yükseldi. Şimdi bize düşen bayrak yarışında, bu çıtayı daha da yukarıya çekmek. Halkımızın hizmetlerini, zamanın da gerektirdiği yenilikleri de yerine getirerek, daha da artırmak ve bayrağı bir üst noktada bizden sonra gelecek olanlara devredebilmektir.

Bakanımızın, diğer Bakan kardeşlerimizin, arkadaşlarımızın buradaki tecrübelerinden elbette yararlanarak, bu hizmeti en iyi şekilde yerine getirmeye çalışacağımı, buradan sizler aracılığı ile bütün milletimize söz olarak veriyorum. İnşallah 2019’a giderken Cumhurbaşkanımız, liderimiz Recep Tayyip Erdoğan’ın kılavuzluğunda, rehberliğinde ve önderliğinde Türkiye, hızlı bir şekilde bu dönüşümleri yapacak ve milletimizin, ülkemizin layık olduğu güç ve ülkemizin mazlumlara el uzatma potansiyelini arttıracak."

Türkiye’nin, sadece Türkiye olarak görülmemesi gerektiğini ifade eden Demircan, "Bu güzel sağlık hizmetlerini sadece 80 milyona vermiyoruz. Aynı şekilde, bize sığınmış 3.5 milyon mülteciye de veriyoruz. Dolayısıyla, Türkiye’nin sağlıkta gelmiş olduğu bu yüksek noktayı düşürmeden daha da yükseğe taşımak gibi zor bir görevimiz var ama ben inanıyorum ki Sayın Bakanımın da Bakan arkadaşlarımızın tecrübeleriyle birlikte bu işi yapacağız, yerine getireceğiz. Allah, hepinizden razı olsun.” diye konuştu.

Konuşmaların ardından Recep Akdağ Demircan'a çicek ve özel bir vazo hediye ederek, görevinde başarılar diledi. Demircan da aynı şekilde Akdağ’a vazo takdim etti.

Akdağ ve Demircan, törene katılan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, eski Gençlik ve Spor bakanı Akif Çağatay Kılıç ile AK Genel Başkan Yardımcısı Çiğdem Karaaslan ve AK Parti Kadın Kolları Başkanı Lütfiye Selva Çam'a da teşekkür etti.

9 Temmuz 2017 Pazar

Bu şerefsizliğe avukat bile dayanamadı, ‘tutuklansın’ dedi

Olay, Samsun’un İlkadım ilçesinin Kuşçulu Mahallesi’nde dün meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, evli 1 çocuk babası emekli 62 yaşındaki A.C.S.M., komşusunun zeka geriliği olduğu ileri sürülen 12 yaşındaki oğlu A.D.’yi dondurma alma bahanesiyle kandırıp bir tarlanın kenarına götürerek burada cinsel istismarda bulunmaya kalktı.

Bu sırada yoldan araçla geçen vatandaşlar durumu fark edince araçlarından inip A.C.S.M.’yi darp ettiler. Hastanelik olan şahıs tedavisinin ardından İlkadım İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından gözaltına alındı.


BARO’DAN ATANA AVUKAT: TUTUKLANSIN

Jandarmadaki sorgulanmasının ardından bugün Samsun Adliyesine sevk edilen A.C.S.M., savcı tarafından tutuklanması talebiyle nöbetçi mahkemeye sevk edildi. A.C.S.M.suçunu itiraf ederken, kendisine baro tarafından avukat tahsil edilen A.C.S.M.’nin avukatı Kamil Aral, mahkemede müvekkilinin serbest bırakılması yerine tutuklanmasını talep etti.

Avukat Kamil Aral, ” Müvekkilimin eylemini gören köylüler saldırmışlar. Mağdurun yüzde 30 zeka geriliği vardır. Suç ahlaka aykırı bir suçtur. Serbest kalması nedeniyle toplumsal infial sebebiyle yeni olayların doğma ve asayişin bozulma ihtimali yüksektir. Şüphelinin tutuklanması kamu yararınadır” diye konuştu.




TUTUKLANDI

Nöbetçi sorgu mahkemesinin hakimi A.C.S.M.’yi “çocuğun cinsel istismarı” suçundan tutuklanmasına karar verdi. A.C.S.M., tutuklanarak jandarma tarafından Samsun Kapalı Cezaevine gönderildi.


AVUKAT: “KAMU VİCDANINI DÜŞÜNEREK….”

Adliye çıkışı açıklamada bulunan Avukat Kamil Aral, son günlerde Türkiye’de meydana gelen ve halkı derinden üzen cinsel istismar olaylarının artmasından dolayı kamu vicdanını düşünerek müvekkilimin tutuklanmasını talep ettim” şeklinde konuştu.

 

9 Nisan 2017 Pazar

Sahte kadın doktor ve arkadaşı tutuklandı

BURSA’da kendisini doktor olarak tanıtan 45 yaşındaki Aydan B.,  internet sitesi üzerinden tanıştığı araç sahibinin 300 bin lira değerindeki lüks otomobilini para ödemeden almaya çalışırken, arkadaşı 35 yaşındaki Remzi Ö. ile suçüstü yakalanıp tutuklandı. Sahte doktorun, daha önce de ‘Güven Sağlama’ yöntemi ile 150 bin lira değerinde lüks otomobil dolandırdığı öğrenildi.

Bursa’da kendisini doktor olarak tanıtan kadın ve arkadaşının, M.B. adlı kişiyi parasını satış sonrası ödeyecekleri vaadiyle 150 bin liralık otomobilin alım satımı sırasında dolandırdı. Asayiş Şube Müdürlüğü Yankesicilik ve Dolandırıcılık Büro Amirliği, olaydan sonra ortadan kaybolan iki şüpheliyi yakalamak için soruşturma başlattı. Yürütülen soruşturma sonucu sahte kadın doktorun Aydan B., arkadaşının ise 35 yaşındaki Remzi Ö. olduğunu belirleyerek kendilerini takibe aldı. Polis, Aydan B. ve arkadaşının bu kez  Balıkesir’de oturan E.C.’nin, internette satışa sunduğu 300 bin liralık lüks otomobiline talip olduğunu tesbit etti. Kendisini  Bursa Çekirge Devlet Hastanesi’nde doktor olarak tanıtıp, yoğun olduğunu belirtip, E.C.'den, Balıkesir'den Bursa'ya gelmesi durumunda otomobili satın alacağını söyledi. Şüpheliler ile araç sahibi buluşma yerine geldiğinde, sahte doktor ve arkadaşı kendilerini takip eden polisler tarafından gözaltına alındı.

Şüphelilerin otomobilinde 2 doktor önlüğübulundu. Aydan B. ve arkadaşı  Remzi Ö. ifadesinin ardından, 'dolandırıcılık' suçundan çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.

FOTOĞRAFLI

6 Nisan 2017 Perşembe

'Aktif Sen'e özlük hakları iyi olduğu için üye oldum'

Erzurum'da Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) üyesi olduğu iddiasıyla hakkında dava açılan eski öğretmenin 7 yıl 6 aydan 15 yıla kadar hapis istemiyle yargılanmasına başlandı.

Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada tutuklu sanık eski öğretmen Cahide Kılınboz ile avukatı hazır bulundu.

Kimlik tespitinin yapılması ve iddianamenin okunmasının ardından sanık savunmasına geçildi.

Kılınboz savunmasında, FETÖ'ye kesinlikle üye olmadığını ve bağlantısının olmadığını ileri sürdü.

Örgütün evlerinde ve yurtlarında kalmadığını, bankalarına para yatırmadığını, gazete ve dergilerine üye olmadığını ileri süren Kılınboz, "Aktif Sen Eğitim Sendikasına üyeliğim vardır. Bunu da özlük hakları iyi olduğu için yaptım. Bu üyelik okul idaresinin onayıyla yapılan bir üyelikti. Sıkıntılı bir şey olsaydı idare buna müsaade etmezdi. Sendikanın bu yapıyla bir bağlantısının olduğunu bilseydim üye olmazdım." dedi.

Kılınboz, ByLock'un sendikada çalışan "Ayşe" diye tanıdığı biri tarafından iletişim kurabilmek için yüklendiğini iddia ederek, "Ben başta karşı çıktım, 'yükleme başka türlü de iletişime geçeriz' dedim ama kendisi farklı bir uygulama olduğu için bu program üzerinden konuşacağımızı söyledi. Bir süre sonra silmek istedim ama teknolojiden çok iyi anlamadığım için bir süre silemedim. Sildirebilmek için bekledim." ifadesini kullandı.

Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına ve eksikliklerin tamamlanmasına karar vererek duruşmayı erteledi.

- İddianameden

Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, tutuklu sanık Cahide Kılınboz'un, 17-25 Aralık'tan sonraki süreçte kendi isteğiyle FETÖ/PDY'nin gizli mesajlaşma programı ByLock'u kullandığı ve örgütle bağlantılı Aktif Eğitim Sendikasına üye olduğu anlatılıyor.

İddianamede, sanık Kılınboz'un "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Haberdata.com Güncel Son Dakika Haberleri